Mehmet Sait TANDOĞAN

Mehmet Sait TANDOĞAN

"Asım'ın nesli... diyordum ya...Nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."
17 Mart 2020 Salı 01:40:31
137 kez okundu.

Çanakkale savaşları hem kara, hem Denizde olmak üzere iki yerde cereyan eden, Osmanlı Türk'ünün son destansı zaferi olmuştur.


Deniz savaşı, 03 Kasım 1914 tarihinde başlamış, 18 Mart 1915 de Türk'ün zaferiyle neticelenmiştir. Çanakkale boğazını geçip bir ay zarfında İstanbul'a ulaşarak Osmanlının yıkılışını kutlamayı planlayan İtilaf Devletleri zamanın en teknik silahlarını, en yeni harp gemilerini Birleşik güçler halinde Türk'e karşı kullanmalarına rağmen hevesleri kursaklarında kalmış, hayal kırıklığına uğramışlar ve yaklaşık beş ay süren bu deniz savaşını kaybetmenin acı sonucuna katlanmak zorunda kalmışlardır.

çanakkale
Kara savaşları ise; 25 Nisan 1915 tarihinde başlatılmış, 8-9 Ocak 1916 tarihine kadar 8 buçuk ay sürmüş, Bu savaşta yine Türk'ün zaferiyle sonuçlanmıştır.
Biz yıllardan beri 18 Mart l915 Deniz zaferini kutlarız da acaba Karada kazandığımız zaferi neden kutlamayız?
Her yönüyle önemli sonuçlar doğuran bu zaferleri niçin Bayram ilan etmemişiz?
Mehmet Akif'in deyimiyle Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar Avrupalı Dünyanın dört bir tarafından topladığı ordularla Türk'ün üzerine geldi ama başarılı olamadı. Bu durumu Akif şöyle anlatır;

"Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani, tauna da züldür bu rezil istila!"

İşte Çanakkalede Türkün üzerine gelen sürüleri İstiklal Marşı Şairimiz Bilge Kişi Akif böyle anlatıyor.
Sonra da Mehmetçiğin kahramanlığını bakın nasıl dile getiriyor;

"Asım'ın nesli... diyordum ya...Nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."

Evet Vatanını namus bilen Mehmetçik namusunu çiğnetmedi. Çanakkale'de Birleşik Dünya Ordularını dize getirdi. O tarihe kadar dünya böyle bir olaya şahit olmamıştı.

Bu savaşta bir takım mucizevi olaylar cereyan etmiştir. 21 Ağustos 1915 te Gökten yere inen bir bulutun 60. Tepede düşmanın 4. NORFOLK dalı Taburunu yok ettiğinden tutun da, düşman askerlerinin göğüs göğüs'e savaş sırasında Türk askerini insan üstü bir kılık ve güçte görüp
Korkudan bayıldığı hatta öldüğü ifadeleri düşmanlarca anlatılmaktadır.
Ama efsanelerden uzak Türk askerinin Çanakkale kahramanlığını en güzel dile getiren Mehmet Akif'e kulak verelim;

"Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir Hilal uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr´in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
.................................
"Bu taşındır." diyerek kabeyi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutları açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli süreyyayı uzatsam oradan,
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana;
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
..................................
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat;
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.

Çanakkale de savaşan Mehmetçiğimizi, bilge kişi Mehmet Akif Ersoy Bedir savaşında şanlı peygamberimiz ile birlikte savaşan askerlere benzeterek onların cihat ruhunu, şehitlik mertebesine ulaşmadaki gözü pekliğini ifade etmiştir.

çanakkale

Bir de Çanakkale ruhunu, daha doğrusu orada çarpışan Mehmetçiğin, halet-i ruhiyesini bizzat Mehmetçiğin başında çarpışan komutan Mustafa Kemal, şahit olduğu olayları bakınız nasıl ifade ediyor;
Mustafa Kemal diyor ki;

"Biz bireysel kahramanlık sahneleriyle meşgul olmuyoruz.Yalnız size, Çanakkale'de bomba sırtı olayını anlatmadan geçemeyeceğim.Karşılıklı siperler arasında uzaklık sekiz metre, yani ölüm kesin.Birinci siperdekiler toptan şehit düşüyor.İkincidekiler hemen onların yerine geçiyor.Fakat imrenilecek ölçüde ılımlılık ve razı oluşla biliyor musunuz.? Öleni görüyor, iki veya üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir zaaf göstermiyor, sarsılmak yok! okuma bilenler ellerinde kuran-ı kerim okuyarak cennete gitmeye hazırlanıyorlar.Bu Türk askerindeki ruh gücünü gösteren, şaşılacak derecede ve kutlanacak bir örnektir.Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur."
Aziz dostlarım! Bu sözlerin üzerine benim söyleyecek hiçbir sözüm yoktur.Çanakkale ruhunu Mehmet Akif ve Mustafa Kemal Atatürk'ten daha güzel ifade eden hiç kimse görülmemiştir.
Çanakkale ruhunu gençliğimize aşılamalıyız ve Çanakkale zaferlerini bayram olarak kutlamalıyız.

çanakkale