Mehmet Sait TANDOĞAN

Mehmet Sait TANDOĞAN

Ezan Müslümanlığın şiarı, Bir ülkede İslam varlığının sembolüdür.
13 Mart 2019 Çarşamba 18:12:48
59 kez okundu.

Ezan; lügatta, İ'LAM, bildirmek, duyurmak demektir. Dini literatürde ise; Özel vakitlerde belirli kelimelerle ve yüksek sesle okunarak inananları namaza davet, inanmayanlara da kurtuluş ve hidayeti tebliğden ibarettir. 
Dinin temeli olan Allah'ın yüceliğini ve birliğini Hz. Muhammed (S.A.V) in Peygamberliğini duyurmaktır. 
Ezan Müslümanlığın şiarı, Bir ülkede İslam varlığının sembolüdür.
Ezan okumak vacibe yakın (Müekked) güçlü bir sünnettir. 
Allah Elçisi Miraca çıktığı zaman Beytü'l Mamur'de ezan okunduğuna tanık olmuştu.
Medine Site Devleti kurulmuş, Medine Mescidi de inşa edilmişti. 
Namaz vakitlerinin duyurulması ve Müslümanların Mescide çağırılması uzun müzakerelere konu oldu.
"Çan çalarak" namaz vakitlerini duyuralım diyenler oldu. Hıristiyan adeti gerekçesiyle kabul görmedi.
"Borazan çalalım" diyenler oldu. O da Yahudilerin işidir denilerek uygun bulunmadı.
"Ateş yakarak" duyuralım diyenlerin teklifi de Mecusilere benzememek için kabul edilmedi.
Karar alınamadan toplantı dağıldı. 
Ama her kesin kafasını namaza çağırı konusu meşgul ediyordu.
O gece Medine'nin yerlisi Abdullah b. Zeyd ile Hz. Ömer aynı rüyayı gördüler. Nur yüzlü bir zat kendilerine ezanı öğretmiş ve namaz vakitlerinde "yüksek sesle bunu okuyun" demişti. Önce Abdullah sonra da Hz. Ömer Peygamberimize gelip gördükleri rüyayı anlatmışlardı. Allah Elçisi " Bu konuda Vahiy daha evvel geldi." demiş ve sesi güzel olduğu için Bilal-i Habeşi'ye yüksek bir yere çıkarak ezan okumasını emretmiştir. (Buhari, Tecrid-i Sarih. c.2, s.556-557) Yani Ezanın meşruiyeti sadece sahabeden iki kişinin gördüğü rüya ile değil, Vahiy ile de takviye edilmiş ve Kur'an da bunu teyit etmiştir. (Maide: 5/58, Cuma: 62/9)

O gün bu gündür Medine Mescidinden Semalar aşarak Beytülm'amure yükselen ezan sesi Mekke'nin fethinden sonra artık yeryüzü Kabe'siyle yedinci Semanın Kabe'si Beytülma'mür arasındaki ezani ilişkiyi başlatmıştır. Artık dünyada okunan ezanlar Kabe'de toplanıp oradan yedinci kat sema Kabe'sine yükselmektedir. Bu kutlu yükseliş ezanın Miracı, Ezanın çağırdığı namaz da Müminlerin Miracıdır.
Kabe ezanla şubeleriyle haberleşir. Buhara, Semerkant 70 yıllık komünist dönemde Kabe'ye " Buradayım. Dimdik ayaktayım diyemedi." Asya'daki tüm Türk İlleri aynı dert ile azap çektiler. Tam yetmiş yıl. Endülüs'ten asırlardır hala ses yok!..Ayasofya'da bu hususta çok dertli!..
Güzel Anadolu'muz da 1932' de bu derde duçar oldu. Zamanın Yöneticileri ne düşündüler bilinmez. Bağımsızlığın da simgesi olan ezanımızın orijinalitesini bozdular, genleriyle oynadılar. Bu sıkıntılı dönem tam 18 yıl sürdü. Bu süre zarfında Camilerimiz, Kabe'ye başı dik alnı ak olarak "BURADAYIM, AYAKTAYIM" diyemedi. Bir Hadisi şerifinde Allah Elçisi " Ezan okunduğu sırada şeytan ezanı işitmemek için onu duymayacağı yere kaçar. Ezan bitince tekrar inananları kandırmak üzere geri döner." (Buhari, Tecrid-i Sarih, c.II, s.559) Ezanları susturulmuş camileri gören şeytanlar ne kadar sevinirler bir bilseniz!...
O zaman Anadolu'muzda ezanımızı hiç te bilimsel olmayan bozuk bir Türkçeye çevirip 18 yıl bu haliyle Camilerimizde okutarak Kabe ile de irtibatını kesen bu garip zihniyete ne demeli? 
Yıl 1961 Rahmetli Adnan Menderes'in şehit edildiğinin sabahı; Erkenden kalktığımda evimizin komşu kadınlarla dolduğunu ve hepsinin ağladığını gördüm. Temyiz çağında, yani 10 yaşımda idim. Evimizde cenaze olduğunu sandım, telaşla Babaannemin yanına koştum ve;
- Kim öldü Nine? Çabuk söyle.
Ninem ağlayarak;
- Oğlum Menderesi astılar.
Ben rahat bir nefes almıştım. Evimizden cenaze çıkmamıştı. Ama Menderes'in idam edilmesine de çok üzülmüştüm. Tekrar sordum; 
- Peki siz, bu evde cenaze varmış gibi neden böyle yüksek sesle ağlıyorsunuz?
Ninem göz yaşlarını silerken;
- Evladım, Menderes Ezanımızı okutan adamdı. Onun için ağlıyoruz. Ezana sahip çıkan Millet'te sahip çıkıyordu.
Bilmem bu olay sizlere bir şeyler anlattı mı? Benim hayatıma yön veren en önemli olayların başında gelir.
Ezan namaza çağırı olarak meşru kılınan bir sünnettir ama, namaz Peygamberliğin beş veya altıncı yılında farz kılındığı halde neden ezan Medine'ye hicret ettikten sonra meşru kılınmıştır?
Tıpkı cuma namazı gibi Ezan da Devletle ilgili, Bağımsızlığın sembolüdür. Ezan susmamalı. Ezan susarsa, Bayrak yere düşer. Bayrak yere düşerse, Bağımsızlık elden gider. Allah Müslüman Türk Milletini ve Tüm İslam Alemini böyle yaman bir akıbetten korusun! 
Değerli düşünür, Bilim adamı ve Milli şairimiz Mehmet Akif;
"Ruhumun senden ilahi , şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli,
Bu ezanlar ki, şahadetleri dinin temeli, 
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli!"

Ezan'da çok deruni anlamlar vardır. Özet olarak;
"ALLAHÜ EKBER" : Yüceler yücesi Allah tek büyüktür. Ya Rab! Biz sensiz olmak istemiyoruz. Hep seninle olmak ve senin her işimize müdahil olmanı istiyoruz. Çünkü sensiz hiç bir işi başaramayacağımızı biliyoruz. Bizi senden başka kimse himaye edemez ki!
"EŞHEDÜ EN LAİLAHE İLLELLAH" : Gördüm ve şahitlik ediyorum ki, Allah'tan başka hiç bir İlah, hiç bir yaratıcı güç yoktur. Böylece bir olan, ortağı olmayan Allah'a inanıyor, O'ndan başka İlah tanımıyorum.
"EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESÜLÜLLAH" : Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ediyorum.
"HAYYE ALESSELAH": Genel olarak Müslümanları Allah'a ibadete, Özel olarak namaza davet eder ve Haydi koşun, sarılın Allah'a ibadete ve namaza!..Müezzin sağına bakarak bu güzel daveti yapar.
"HAYYE ALEL FELAH" : Müezzin bu sözleri terennüm ederken soluna bakar ve tüm insanlığı ve Cinler alemini kurtuluş yolu olan İslam'a davet eder. Buyurun kurtuluş yoluna, barış yoluna, buyurun İslam'a!...
"ALLAHÜ EKBER" : Tekrar Her şeyin Maliki Yüceler yücesi Allah'tır, O tek büyüktür. Dedikten sonra..
"LAİLAHE İLLELLAH" : Allah'tan başka İnanmaya ve ibadet etmeye layık hiç bir ilah yoktur.
Diyor ve ezanı bitiriyoruz. 
Ezan susmasın, Bayrak düşmesin,
Ezan susarsa, Bayrak düşer.
Bayrak düşerse, İstiklal gider.
İstiklal giderse, Devlet biter!
Yüce Allah bizi ezanımızdan, İmanımızdan, Kur'anımızdan, Bağımsız Devletimiz ve Bayrağımızdan ayırmasın!...