Haber: Editor Sekarya Hint Dizileri
A+ A-
13 Şubat 2018 Salı 14:12:41
352 kez okundu.
"Kimi zaman bu dizilerin izleyicilerinin programıma ismini hiç duymadığım bu artistleri konuk etmemi istemeleri şaşırtmıyor beni… Acımasız entrikalardan bunalan izleyiciye ilaç gibi geliyor bu diziler ve oyuncuları. Hint kültürüyle tuhaf bir ortaklığımız oluşmuştur artık, net!" Mesut Yar

Bir Garip Aşk dizisi ile başlayan Hint dizileri furyası sonrasında Sensiz Olmaz, Deli Divane, Yalancı Bahar, Benimsin, Ah Kalbim, Kördüğüm gidi dizilerle devam etti. Medyada diğer kanallar kadar yer verilmeyen, dış kapının mandalı muamelesi gören bir kanal, izleyici kitlesi oldukça geniş bir dizi yelpazesi sayesinde hem günü kurtarıyor,hem reytinglerini sağlama alıyor. Diğer kanallar Hint dizisi denemesinde bulunsa da henüz herhangi biri aynı başarıyı yakalayamadı. Taş yerinde ağır dercesine Hintli diziler kanalını pek sevdi. Hatta bu kadar Hint dizisini yayınlayan kanalı günün birinde Hintli bir şirket gelip satın alsa yada ortak olsa kimse şaşırmaz.

Tekrarının tekrarı dahil izleyiciler tarafından seyrediliyor. Hint dizilerinde hikaye güçlü, senaryo güçlü, oyunculuklar da güçlü görünüyor... Kısır döngüye giren yayından alınan bir iki dizi hariç diğerleri sevilerek tekrar tekrar seyrediliyor. Ev hanımlarının bir çoğunun gözdesi, günlerde “seyretmiyorum” deyip hiç bir bölümünü kaçırmayan müdavimi çok.

Dizi oyuncularının kendilerinin rolleri önüne geçmesi ve izleyici tarafından sevilmesi de etkili. Türkiye’de hayran kitleleri ve fan grupları var. Sosyal medya paylaşımlarında yapılan yorumlarda negatif eleştiriler oldukça az. Hint dizilerinde oynayan oyuncuların bazıları (Arnav, Shlok) Türkiye’ye geldi.

Yayıncı kanal şimdilik erkek oyunları getiriyor, oysa Hint dizileri daha çok kadın oyuncuların etrafında dönüyor, ve onlar daha fazla seviliyor. Kadın oyuncular mı gelmek istemiyor yoksa gelmek için çok mu yüksek ücret istiyorlar onu ‘biz bilmeyiz kanal bilir’

Bizim dizilerle benzerlikleri, bizimkilerden eksikleri yada fazlalıkları var mı? tabi ki her izleyicinin bu konudaki değerlendirmesi farklı olacaktır.

Bizim dizilerle en büyük benzerliği fazla sayıda kadının bir erkek etrafında ve fazla sayıda erkeğin bir kadın etrafında birbirleriyle amansız çekişmesi olarak özetlenebilir.

Bizim dizilerde çalışan pek başrol bulunmazken hint dizilerinde genelde iş güç sahibi başroller de mevcut.

Lüks araç kullanımı, Hint dizilerinin erkek başrol karakterleri hep zengin, kadın başrol karakterleri ise fakir ailelerden. Erkekler zincir oteller yada zincir şirketler sahibi, kadın ise 1 metre zincir altını ömründe göremeyeceği mahalleden.

Dublajın bütün dizilerde hep aynı seslendirme sanatçıları tarafından yapılması, karakterlerin benzer rollerde ve benzer isimlerde olması da seyirci kitlesinin bilinçaltında epey bir alışkanlık yapıyor olmalı.

Bizim dizilerde senaristler karakterleri reyting kaygısıyla olsa gerek bir iki bölümden sonra hemen yakınlaştırıp, öpüşüp koklaşmaya başlatırken hint dizilerinde bu öyle pek mümkün değil, hayallerinin de ötesinde, ‘dokanmak yassah’ Bizim dizilerde daha ilk bölümden başlıyorlar öpüşmeye, baktın reyting olmadı daha ötesi senaristlerin eline vicdanına kalmış. (Şahan’ın reytingmetresi gibi) Bizim dizilerde kimin eli  kimin cebinde belli değil. Sonra bakıyoruz gerçek hayatta gazetelerin manşetlerinde de benzer haberler.

Bizim dizilerde din ve inanç olgusu en son sıralarda, din adamlarını aşağılayıcı roller dışında rollere pek yer verilmezken hint dizlerinde gelenek, görenek ve inanç her 10 dakika da bir kendini gösteriyor. Arka planlarda hep Hint dininin tasvirleri (buzlanmışta olsa). Karakterler sürekli mabedteler! Bizim dizilerde öyle bir şey olsa, dizi karakterleri sürekli camiye gidip dua etseler herhalde ülkenin bir kısmı ayaklanırdı doğrusunu söylemek gerekirse! Senaristlerin reyting için sürekli dua ettiklerini düşünebiliriz en azından!

Kadın karakterler daha dindar olurken erkek karakterler genelde dine inanmıyorlar. Ateist geçinirken en son aşkın gücünden olsa gerek hepsi imana geliyor, işte kadının gücü! Hepsi bir bir imana geliyor. Bizim Yeşilçam da kadınların aşkı uğruna müslüman olduklarını düşünürsek bunun tam tersi.

Türk dizilerinde milliyetçilik ve kimlik pek fazla vurgulanmazken, daha doğrusu dizi içine harman edilmezken hint dizilerinde bu fazlaca kullanılıyor. Hintli dininden, kültüründen, giyim tarzından asla ödün vermiyor.

Her güne her ana özel giydikleri renk renk ‘Sari‘ adını verdikleri kostümlerle giyimlerinin tanıtıyorlar. 

Bir kısım insanımız Hindistanı zamanında bir Türk Hakan'ın yönetmiş olduğunu, Osmanlı imparatorluğu zamanında Hindistan’da bir Türk devletinin; Babür Devletinin kurulup yıkıldığını belki de Hint dizileri/Filmleri sayesinde öğrenmiş oldular. Tac Mahal’ın cami değil mezar olduğu bu sayede konuşulur oldu.

Bir dizide görüyoruz ki eski Türklerden mi kaldığı bilinmez boşanmak üzere olan kadın karakterin elinde (kumud) bulunan belgelerde büyük latin harfleriyle VAKALATNAMA yazıyor, ne kadar ilginç! İngilizlerden kalma olmadığı belli.

Biz Türkler batının yörüngesine girdiğimiz son iki asırda her şeyimizi onlara uyarlamışken, Osmanlı’dan sonra kurulan fakat önce yıkılan bir imparatorluğun Hindistandaki izlerinin hala devam etsin ne kadar ilginç! (Babür 15429-1857)

Zengin fakir çekişmesi bu dizilerde de fazla, on binin üzerinde dinin ve sınıf sisteminin bulunduğu ülkenin bu hali dizilerine da yansımış.

Hint dizilerinde bazen hint dinine mensuplarını izlerken bazen de beintheaa (benimsin) gibi islam dinine ve riütellerine yer veren ağırlıklı senaryoları görmekte mümkün. Din olgusu ne kadar hoş ve naif bir şekilde yerleştirilmiş dizinin içine.
Hint dizilerinde oyuncuların ölüp tekrar tekrar aynı diziye gelmeleri sıradan, bunda reenkernasyon inancınınn rolü büyük olsa gerek.
Öyle veya böyle hint dizilerinin özellikle kızlar üzerindeki etkisi büyük olsa gerek, o düğünlerde bolca takılan takılar, görkemli şaşaalı törenler, eşsiz düğün merasimleri hangi Türk kızının aklını çelmez ki… Beyler sevgilinize hint dizisi seyrettirmeyin yoksa “aşkım bana 10 kilo takı al” diye talepte karşılaşabilirsiniz. 
Hele ki ülkemizde milyon dolarlarla ifade edilen, misafirlerin uçaklarla getirildiği, Hintli zenginlerin bollywood tarzı eğlenceli, paranın su gibi aktığı, altının ekmekten ucuz olduğu Hint düğünlerine sakın ha kimsenizi götürmeyin, siz de gitmeyin. Yoksa Kemal Sunal gibi damadın yanına gidip “kaça aldın avradı” deyip taşa oturabilirsiniz.

Bir çoğunun fark etmediği ufak bir detay belki, Hindistan sokaklarında çekilen bu dizilerde bolca bayrak göreceksiniz, Hindistan bayrağı değil, bildiğiniz ‘ayyıldızlı bayrak’, kırmızı zemin üzerine ayyıldız ve yeşil zemin üzerine ayyıldızlı bayraklar. Türk ve Pakistan bayrakları olmalı diye düşünüyoruz. Bu bayraklar ipe dizilmiş, bütün sokak bunlarla süslenmiş, hadi Müslüman karakterlerin yer aldığı "benimsin" dizisinde bu normal diyelim, peki ya "ah kalbim"de de neden aynı bayraklı sokaklar.. Öyle veya böyle hint dizileri gösteriyor ki Türk, İslam ve Hint dünyası arasında  tarihi ve kültürel bağlar mevcut. İnanç farklılıklarından gelen farklılıklar olsa da geleceğe dair barış temelli köprüler kurulabilecek yığınlarca insanın yaşadığı bir coğrafya ve “ingiliz sömürgeciliğine rağmen” kalan Türk izleri… İngilizler hindistanı darmaduman etmişler, yazıları tabelaları ingilizce ve hintçe karışık.. Kimi geleneksel giyiniyor kimi batı tarzı giyiniyor. 
Yinede kendi kültürlerini ve dini inançlarını dizlerde, filmlerde göstermekten çekinmiyorlar utanmıyorlar... Hindistan’a turist çeken belki de en önemli reklam tanıtım aracı olmuş hint dizi ve filmleri. Hint dizilerinden hintlilerin gündelik yaşamlarına ait ipuçları edinebilirken Türk dizilerinde günlük yaşamdan kesit sunabilecek insanlar hep alt kültür, alt tabaka olarak resmediliyor. (Teneke mahallesi, kısmetsizler yokuşu gibi…) Bizim dizilerde karakterler oldukça steril, bir karakteri al diğer diziye aynen koy senaryo çökmez!

Kushi, Arnav ikilisi ile başlayan hint dizileri serüveni biter mi ne zaman biter seyirci bitmesini ister mi bilinmez ama günde 6 öğün hint dizisi seyredilen, tekrarları da seyredilen ülkemizde bizim dizilerin 3-5 bölümde yayından kaldırılmalarının sebeplerini de düşünmek gerek. Sürekli Kore’den başka ülkelerden hikaye apartacağına kendi kültüründen inancından yoğurulmuş hikayelerin anlatıldığı diziler yapmak daha iyi sonuç getirebilir, özellikle yurt dışına satışta daha etkin olabilir. 
Dizi de bir tanıtım aracıdır, film de! Midnight Ekspress diye film yapıp ülkemizi yıllarca kötülediler, kötü tanıtım yaptılar. Ülkemizde çekildiği için anlamsızca, ‘maraba televole’ duygusuyla sevindiğimiz, James Bond filmleri, Jackie Chan filmleri, Leam Nelson filmlerine iyi bakalım. Türkiye’yi değil de Mısır’ı göreceksiniz. Geri kalmış bir ülke, sokakta her yer kara çarşaflı kadınlarla dolu, fesli, sarıklı, kirli, itici tip erkeklerin bulunduğu mafyavari mekanlar. Bugün de Holywood’ta  aleyhimize propaganda amaçlı ne filmler yapılıyor. Bizi görmek istedikleri biçimde gösteriyorlar. Yok modern ülke, şu şunu yapmış bu bunu yapmış, batılı avrupai ülke, yok yüzünü Avrupa’ya dönmüş falan hep hikaye… 
Zenciler de rengini kabul ettiremedi Hristiyanlara, Hristiyan oldular yine hristiyanlıklarını kabul ettiremediler, farklı kiliseye gidiyorlar! Çünkü batılı hristiyan beyazlar zenciyi sadece köle olarak görmek istiyor ve görüyor.
Dizi sadece dizi değildir, kültür, inanç ve ülke tanıtımı da içinde, bizim diziler için bunların tümünü karşılar diyemeyiz elbet.. Yönetmen ve yapımcılara çok iş düşüyor.


Milliyet’ten Sina Koloğlu bir köşe yazısında hint dizilerinden “Kanal 7 neredeyse Hint dizileri kanalı olacak! Kumandayla şöyle bir gezindiğimde karşıma, Hintli abiler ve ablalar çıkıyor. ‘Deli Divane’nin yeni bölümü 16.00’da, tekrarı Sabah 11.00’de. ‘Bir Garip aşk’ın yeni bölümü 21.25’te tekrarı ise, 13.00’te. Bu durumda kaçarın yok, yani mutlaka yakalanıyorsun. Hintliler bize biz Hintlilere, kardeş kardeş dizileri alıp veriyoruz anlayacağınız.” diye bahsediyor. 

Yine tv dünyasına ışık  tutan ünlü televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ’un köşesine gelen bir okuyucu notunda diziler kültürümüze sırtını dönemesin denilerek, hint dizileri yerli dizilerimize örnek gösteriliyor. "Bir süredir Hint dizilerine takılıyorum. İnanın şimdiden Hint kültürünü, bayramlarını, yemeklerini, müziklerini, toplum yaşantılarını öğrendim. Çünkü bunu izleyiciye, farklı ülkelerde seyredileceğini de düşünerek çok iyi yansıtıyorlar. Peki ya bizimkiler?”

TV eleştirmeni Mesut yar ise “Kanal 7 yaz ekranını Benimsin ve Kördüğüm isimli iki günlük yabancı diziyle kurtardı resmen… Üstelik kanal, son iki yıl içinde neredeyse tüm Hint dizi oyuncularını ülkemizde fenomen haline getirmeyi başardı. Kimi zaman bu dizilerin izleyicilerinin programıma ismini hiç duymadığım bu artistleri konuk etmemi istemeleri şaşırtmıyor beni… Acımasız entrikalardan bunalan izleyiciye ilaç gibi geliyor bu diziler ve oyuncuları. Hint kültürüyle tuhaf bir ortaklığımız oluşmuştur artık, net!” diyerek Hint dizilerini reyting kurtarıcı olarak görüyor.

Hint dizilerinin, fimlerinin oluşturduğu bu alt yapı olmasa, hint kültürü son yıllarda bu kadar sevilmese Aamir Khan yeni filminin tanıtımı için Türkiye’ye gelir miydi, yarışma programında yer alıp bu kadar ilgi toplayabilir miydi bilemeyiz? 

Ne diyelim Hint dizisi ile yatan Kore dizisi ile kalkarmış!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Link// Türk mitolojik sistemi